Kural
- Ekleme: moreover, furthermore, in addition, besides. Sonuç: therefore, thus, hence, consequently, as a result.
- Zıtlık: however, nevertheless, on the other hand. İki durumu zıt yönde eşlemek: conversely, in contrast. Aynı dönemde başka bir gelişme: meanwhile.
- Örnek: for example, for instance. Yeniden söyleme: in other words, that is. Benzerlik: similarly, likewise.
- Olumsuz bir cümleden sonra: instead (onun yerine), on the contrary (tam tersine). Güçlendirme: in fact, indeed. Koşul: otherwise (yoksa).
- Önce iki cümlenin ilişkisini Türkçe söyle (“üstelik”, “bu yüzden”, “yoksa”), sonra o anlamdaki kelimeyi seç. Yazılışı: …; however, … ya da … . However, …
Örnekler
- The hotel was expensive; however, the service was excellent.Otel pahalıydı; ancak hizmet mükemmeldi.
- He did not take the bus. Instead, he walked all the way home.Otobüse binmedi. Onun yerine eve kadar yürüdü.
- It rained all morning; therefore, the match was postponed.Bütün sabah yağmur yağdı; bu yüzden maç ertelendi.
Sık düşülen tuzak
Şıklarda aynı anlamdaki iki kelime (therefore ve thus gibi) varsa ikisi de elenir; tek doğru cevap olamazlar. Olumsuz bir cümleden sonra moreover değil, instead ya da on the contrary gelir.
Athena Tapınağı’nın öbür kartları
- Ödünleme: although, despite
Beklenenin tersi olan sonuç: although + cümle, despite + isim ya da V-ing.
- Neden bağlaçları
Sebep: because / since / as + cümle; because of / due to + isim. Sonuç sebepten gerçekten çıkmalı.
- Karşıtlık: whereas, while, however
İki şeyi karşılaştırmak: whereas / while; iki cümle arasında zıtlık: however, nevertheless.
- İkili yapılar ve karşılaştırma
Çift parçalı kalıplar birlikte gelir: not only … but also, the more … the more, as … as.
- Zaman bağlaçları
Zaman bağlacı olay sırasını kurar; gelecek anlamında bile yan cümlede will olmaz.
- Amaç ve sonuç
so that = “… diye, amacıyla”; so … that / such … that = “o kadar … ki”.
- If cümleleri
Koşulun türü fiilin zamanını belirler: gerçek, bugüne aykırı, geçmişe aykırı.
- Koşul bağlaçları
unless = if not; provided that / as long as = “yeter ki”; whether or not = “her iki durumda da”.
- Edat öbekleri: in terms of, due to
Birden çok kelimelik edatlar isim ya da V-ing alır; şıkların hepsi dil bilgisi olarak uyar, doğru olanı anlam seçer.
- Kalıp edatlar: fiil, isim, sıfat + edat
Bazı fiil, isim ve sıfatlar hep aynı edatla gelir: depend on, access to, capable of. Bunlar kalıp olarak öğrenilir.
- Zaman, yer ve miktar edatları
Bu edatlar anlamdan seçilir: süre mi son tarih mi, artış miktarı mı ulaşılan düzey mi, iki şey arası mı grup içi mi?
- Zamanlar ve zaman uyumu
Zaman işareti fiili seçer: since → present perfect, by + gelecek → future perfect.
- Gerund ve infinitive
Edattan sonra V-ing; bazı fiillerden sonra to + V1.
- Modal ve modal perfect
Geçmişe dair tahmin ve eleştiri: modal + have + V3.
- Edilgen yapı ve ettirgen
Özne işi yapan değil, işten etkilenen şeyse: be + V3.
- İlgi cümleleri (relative clause)
who kişi, which şey, whose sahiplik, where yer; virgülden sonra that kullanılmaz.
- Kısaltma ve participle
Öznesi aynı iki cümle kısalır: etkense V-ing, edilgense V3, önce olduysa Having V3.
- Nicelik: few, little, each, none
İsim sayılabilir mi, iki şey mi çok mu: nicelik kelimesini ismin türü seçer.
- İsim cümleleri (noun clause)
Bir cümle, isim yerine özne ya da nesne olur: what, whether, that, how.
- Devrik yapılar (inversion)
Olumsuz ya da sınırlayıcı bir ifade başa gelince soru sırası kullanılır: Rarely have they …