Kural
- Boşluk baştaysa konu cümlesi aranır: sonraki cümlelerin hepsini kapsayan genel bir cümle.
- Boşluk ortadaysa önceki cümleden gelen ve sonrakine bağlanan köprü aranır; sonraki cümledeki this / such / these boşluktaki bir şeye gönderme yapar.
- Boşluk sondaysa sonuç ya da özet aranır: therefore, thus, as a result ile gelen ya da bütün paragrafı toparlayan cümle.
- Konusu doğru ama yönü ters olan (paragraf bir sorunu anlatırken olumlu konuşan) şıkları ele.
- Şıkta paragrafta hiç geçmeyen ve sonra açıklanmayan yeni bir kişi, yer ya da kavram varsa ele.
Örnekler
- “---- . For example, some beetles survive in dry places by collecting fog on their backs.”For example bir genellemeyi örnekler: boşluğa “Some animals have unusual ways of finding water.” gibi bir konu cümlesi gelir.
- “Many towns banned cars from their centres. ---- . Shops, however, complained about fewer customers.”Boşluk, however ile karşıtlanan olumlu bir sonucu söylemeli: örneğin hava temizlendi.
Sık düşülen tuzak
Önceki cümleye çok uyan ama sonraki cümleyle bağ kurmayan şık en sık çeldiricidir. Boşluğu iki komşusuyla birlikte oku.
Megaron’un öbür kartları
- Açık bilgi ve tanım
Cevap parçada yazıyor: soru kökündeki anahtar kelimeyi parçada bul, o cümleyi ve bir sonrakini dikkatle oku.
- Çıkarım
“It can be inferred / suggests / implies”: parçada açıkça yazmayan ama ondan zorunlu olarak çıkan bilgi.
- Neden soruları
“Why …?” sorularının cevabı bir sebeptir; parçada because, since, due to ya da “This is because…” ile gelir.
- Ana fikir, amaç ve başlık
Ana fikir parçanın hepsini kapsar: ne tek bir ayrıntıdır ne de parçanın söylemediği geniş bir iddia.
- Yazarın tutumu ve sınırlamalar
Yazarın ne kadar emin olduğu cevabı belirler: may, partly, not necessarily, some gibi temkin sözcüklerini izle.
- Gönderim ve söylem işlevi
it, this, these measures, the former: önceki cümlede neyi karşılıyor? Bir ifade paragrafta ne iş görüyor?
- Anlam bütünlüğünü bozan cümle
Beş cümleden dördü aynı konuyu aynı yönde sürdürür; biri konuya yakın ama başka bir şeyden söz eder.